Lütfen bekleyin..
DOLAR
2,3148 -0,12%
20.12.2014 10:01
Foto GaleriVideo Galeri

Mısır'da özgürlüğün sembolü ' R4BİA '

Mısır'da katliamın yapıldığı Rabiatül Adevviye Meydanı'nın ve darbe karşıtı gösterilerin sembolü dört parmakla yapılan "Rabia işareti" oldu. Peki Rabia işareti ne anlama geliyor? Mısır intifadası nasıl başladı?

17 Ağustos 2013 11:53
+ -

İSLAM DÜNYASININ YENİ ZAFER İŞARETİ Mİ OLACAK ?

     Batı ülkelerinin Mısır'daki darbeye karşı duyarsız davranması başta demokrasi olmak üzere Batı'ya ait bir çok kavram ve sembolün tartışılmasına neden oldu. "Millet iradesi, demokrasi, insan hakları, basın etiği" gibi batı kaynaklı bir çok kavram yeniden sorgulanmaya başlandı. İki parmakla yapılan ve "zafer işareti" olarak bilinen sembol de tartışmalardan nasibini aldı. Tahrir Meydanı'nda toplanan darbeye ve darbe lideri Sisi'ye destek veren onbinlerce kişi elleriyle "zafer işareti" yapmışlardı. Tahrir'e alternatif olan Rabiatül Adeviyye Meydanı'nda zafer işareti yerine "Rabia İşareti" doğdu. Bu işaretin İslam dünyasında yeni zafer işareti olacağı ifade ediliyor.

                                         

BU İŞARETİN ANLAMI NEDİR ?

     Meydanın ismi, Rabiatul Adeviyye adında dindar Müslüman bir kadından esinlenerek konulmuş ve  ailenin dördüncü çocuğu olması nedeniyle ismi Rabia konmuş. Hayatının bir bölümünü köle olarak geçirse bile Rabiatul Adeviyye hayatı boyunca verdiği özgürlük mücadelesiyle ve Allah'a olan kulluğunu her şartta bayraklaştırması ile tanınıyor. Gösterilerle birlikte bu ismin taşıdığı anlam Mısırlılar arasında yeni bir sembolün doğmasına neden oldu. Tahrir Meydanı'nda bulunanların zafer işareti yaptığı dönemde Rabiatul Adeviyye Meydanı'ndakiler ismin anlamına atıf yapmak ve Tahrir'deki darbe taraftarı göstericilerden ayrışmak için elleriyle dört işareti yapmaya başladılar.


Rabiatul Adeviyye Meydanı'nı dolduran darbe karşıtları işaretin anlamını:

     "Bunun Adı "Rabia İşareti"dir. Meydanın adı olan "Rabia" Arapçada "dördüncü, dört" demektir. Bu meydanın adına vurgu yapmak için bu işareti yapıyoruz. İkinci önemli konu Muhammed Mursi, Nasır, Sedat ve Mübarek'ten sonra dördüncü Cumhurbaşkanı oldu. Onu da hatırlamış oluyoruz. Ayrıca Tahrir Meydanı'nda darbeye destek vermek için toplananlar zafer işareti yapıyor. Biz onlarla bir olamayız. Onlardan ayrılmak için bu işareti yaygınlaştırıyoruz" şeklinde açıklıyor.

 

MÜSLÜMAN KARDEŞLER TEŞKİLATI (İHVANI MÜSLİMİN )

      Müslüman Kardeşler (İhvanü'l-Müslimin), Arap dünyasının en eski, en etkili ve en büyük İslami hareketi olmakla birlikte birçok Arap ülkesindeki en geniş siyasi muhalif örgütüdür. Mısır'da 1928 yılında İslam alimi ve okul öğretmeni olan Hasan El-Banna tarafından Pan-islamist, dini, siyasi amaçlarla toplumsal hareket vasıtasıyla kurulmuştur.

Mısır'da 1938'den sonra siyasi nitelik kazanmaya başladı. 1940'ların sonunda Mısır'daki monarşi ve iktidardaki Vafd Partisi'ne karşı tehdit oluşturuyordu. 1952'deki Hür Subaylar Darbesi'nden sonra tüm partiler ile beraber kapatıldı (Ocak 1954). Bu sefer yeraltına çekilen Müslüman Kardeşler, öğrenciler arasında husursuzluk çıkardığı gerekçesiyle tekrar kapatıldı. 1954'te Cemal Abdülnasır'a yönelik suikast girişiminden sonra, altı lideri vatana ihanet suçundan idam edildi ve hareket şiddet yoluyla bastırıldı. El-Ezher Üniversitesi, özel camiler, hayır kuruluşları ve vakıfların devlet tarafından kontrol altına alınmasıyla Müslüman Kardeşler çözülmeye başladı. 1980'lerden itibaren tekrar canlanma dönemine giren Müslüman Kardeşler Örgütü'nün şiddet yanlısı uzantıları Muhammed Hüsnü Mübarek yönetimince sert önlemlerle bastırıldıysa da, sivil kurumları giderek daha etkin olmaya başladı. En son siyasi olarak yasaklanmış olmasına rağmen bağımsız adaylarla katıldığı 2005 parlamento seçimlerinde 88 sandalye kazandı.

Zamanla Ortadoğu'nun diğer ülkelerinde değişik adlarla etkinliğini gösterdi. Müslüman Kardeşler'in Suriye'nin Hama kentinde Şubat 1982'de giriştiği ayaklanmanın Hafız Esad yönetimince bastırılması sırasında binlerce kişi öldürüldü. Günümüzde aynı adla Ürdün'de yasal durumdadır. Onun dışında Cezayir'de ve bazı ülkelerdeki farklı isimlerdeki kolları iktidara kadar yükselmişlerdir.

2010 yılında Tunus, 2011 yılında da Mısır ve Ürdün'de düzenlenen protesto gösterilerinde önemli rol oynamıştır. Geçtiğimiz ay içinde Mısır'da tekrar darbe yapan orduya karşı yüzlerce şehide rağmen, özgürlük mücadelesini sürdürmektedir.

 

HASAN EL BENNA KİMDİR ?

     İmam Hasan b. Ahmed b. Abdurrahman el-Bennâ (14 Ekim 1906 - 12 Şubat 1949), Mısırlı siyasi ve dini liderdir. Müslüman Kardeşler adlı teşkilatının kurucusudur. Aynı zamanda Müslüman entelektüel, fikir adamı Tariq Ramadan'in dedesidir.

Genç yaşta dini konulara büyük ilgi duymaya başladı. 1923'te Kahire'de dini ve toplumsal konularda geleneksel eğitim veren Darü'l-Ulum adlı öğretmen okuluna kaydoldu. 1927'de Arapça öğretmeni olarak Süveyş Kanalı yakınlarında bulunan İsmailiye'de bir ilkokula atandı. İngilizlerin ülkedeki ekonomik ve askeri varlığı açısından büyük önem taşıyan bu kentte, Müslümanları derinden sarsan olaylara şahid oldu. Mart 1928'de bir İngiliz kampında çalışan altı kişiyle birlikte İslamın ilkelerine geri dönüşü amaçlayan Müslüman Kardeşler'i kurdu. 1930'larda kendi isteğiyle Kahire'deki bir okula tayin edildi. II. Dünya Savaşı başladığında çok sayıda öğrenci, devlet memuru ve işçi Müslüman Kardeşler'e üyeydi ve Teşkilat Mısır toplumunun hemen bütün kesimlerini temsil eden bir önemli siyasi güç olmuştu.

     Teşkilat üyelerinin birçoğu hükümetin milli çıkarlara ihanet ettiği görüşündeydi; Hasan el-Benna ise bir müddet daha hükümeti destekleme taktiğine bağlı kalmaya çalıştı. Ama gerek kendisi, gerekse teşkilat üyeleri idare açısından tehlikeli olmaya başlamıştı. Savaşı izleyen kargaşa ortamında el-Benna'nın sözünü geçiremediği teşkilat üyelerinin adları, başta Başbakan en-Nukraşi'nin öldürülmesi olmak üzere (Aralık 1948), bir dizi suikast olayına karıştı. Hasan el-Benna Şubat 1949'da hükümetin göz yumduğu bir suikast sonucunda Kahire'de öldürüldü.

     Hasan el-Benna Da'vetuna, Nahvü'n-Nur, Akidetuna, el-İhvanü'l Müslimun tahte Rayetü'l-Ku'ran, Muskilatuna fi da'va'l Nizami'l-İslam, Müzekkiratü'd-Da'va ve'd-Dai gibi yapıtlarında emperyalizme karşı milli bir hareket oluşturulmasını ve Müslüman milletlerin İslam ilkelerine dayanan birliğini savundu. Ona göre Müslüman milletlerin geri kalmasının sebebi din yolundan uzaklaşılmış olmasıydı.Kurtuluş, İslam öğretilerine geri dönerek sağlanabilirdi. Devlet İslam dini temelinde teşkilatlanmalı, İslam hukuku geçerli kılınmalıydı. Toplumun ahlakı ve eğitimi İslam ilkelerine göre yönlendirilmeli, toplumsal eşitsizlik ve adaletsizliklere son verilmeliydi.Müslüman Kardeşler teşkilatı maksadı da bu programı gerçekleştirmekti.

Mısır'ın çeşlitli, yörelerinde kurduğu okullar ve toplumsal hizmet kurumları vasıtasıyla görüşlerini hayatı geçirmeye çalışan Hasan el-Benna'nın başlattığı hareket Arap dünyasını büyük ölçüde etkilemiştir.

 

KİM BU BALTACILAR?

Peki Mısır'ı kana bulayan ve Mursi taraftarlarına saldıran baltacılar kim?

Mısır'da Mursi'yi destekleyen göstericilere yönelik saldırılar, Hürriyet ve Adalet Partisi, Vasat Partisi ve Müslüman Kardeşler'in genel merkez ve ofislerinin yakılması olaylarıyla gündeme gelen "Baltacılar" ilk defa 2011'de Mübarek'e karşı başlatılan halk isyanında adlarından söz ettirdi.

'BALTACILAR' GÖSTERİ YAPANLARA SALDIRIYOR

Mübarek'e karşı gösteri yapanlara yönelik sayısız saldırı gerçekleştiren "Baltacılar", 2011 yılında Tahrir Meydanı'ndaki göstericilere at ve develerle saldırdı. Bu olayın, tarihteki Cemal Vakası'ndan esinlenerek adının "Cemel Olayı" diye anılmasına sebep oldu.

Mısır'da 25 Ocak 2011'de yaşanan devrimden sonraki süreçte Baltacıların yaptığı saldırılarda birçok kişi hayatını kaybetti. Baltacıların ayrıca birçok soygun, gasp, yağma ve tecavüz olayına karıştıkları da tespit edildi.

Halk ayaklanması sırasında göstericilere saldıran "Baltacılar'ın" arkasında Mübarek rejiminin bürokratları, iş adamları ve etkili isimlerinin bulunduğu iddia ediliyor.

ARKASINDA İŞ ADAMLARI VAR

Tahrir'de 2011'deki saldırılardan dolayı, Mübarek döneminin Meclis Başkanı Saffet El Şerif, eski Bakan Ayşe Abdülhadi ile Mübarek'in kapatılan partisi Ulusal Demokrasi Partisi üyesi iş adamı Muhammed Recep Hamida Helal başta olmak üzere eski rejimin bir çok tanınmış isim, göstericilerin üzerine "Baltacı" diye bilinen suç gruplarını salmakla suçlanıyor ve yargılanıyor.

Zaman zaman eski rejimin polis şefleri tarafından yönlendirildikleri ve gösteri yapılan alanlara polis tarafından getirildikleri, Mısır'daki Sol, Liberal ve Laik muhalif parti ve hareketler tarafından sıklıkla dile getiriliyor.

AİLESİZ VE EVSİZLERDEN OLUŞUYOR

Genel olarak 14 ila 30 arasındaki yaş gruplarının oluşturduğu "Baltacılar" çoğunlukla kent merkezlerinin çevresindeki varoşlarda yaşıyorlar ve işsiz olarak biliniyorlar. Yapılan araştırmalarda, "Baltacılar'ın" büyük bir bölümünün ailelerinin bulunmadığı ve yarıya yakın kısmının evsiz oldukları ortaya konuldu.

Suça eğilimli kişiler olarak bilinen "Baltacılar'ın" arasında uyuşturucu ve hap kullanımının da yaygın olduğu, Mısır genelinde herkes tarafından kabul edilen bir olgu.

Halk ayaklanması sırasında hapishanelerden kaçanlarla eski İçişleri Bakanı Habib El Adli tarafından cezaevinden kasti olarak salıverildiği iddia edilen 5 bin kişinin de bu suç gruplarının başka bir parçası olduğu belirtiliyor.

Organiz bir suç örgütü olamayan küçük gruplar halinde hareket eden "Baltacılar" ile mücadele etmek üzere yeni bir polis birimi kurulacağını açıklayan Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, bu suç gruplarının herkes için tehlikeli olduğunun da altını çizmişti.

ELLERİNDE BALTA DA VAR

Mısır Arapçası'na Türkçe'den giren "Baltacı" kelimesi balta taşıyan kişi anlamında kullanıyor. Eskiden ordunun önünde giden "Fedailer" sınıfının elinde taşıdığı savaş baltalarından dolayı bu gruba halk arasında söylenen "Baltacılar" tabiri bugün Mısır'da suç grupları için kullanılıyor.

Mısır'daki "Baltacılar genellikle saldırılarını kesici ve delici aletlerle, molotof kokteylleriyle gerçekleştiriyorlar. Bu grupların bazılarında silah olduğu ve saldırıların bir kısmını silahla gerçekleştirdikleri biliniyor.

KUNDAKLAMA EYLEMLERİNE GİRİŞİYORLAR

Baltacılar sadece göstericilere saldırmakla yetinmiyor, saldırıların yaşandığı bölgelerde birçok kundaklama eylemi de gerçekleştiriyor. Saldırı yaptıkları yerleri hemen terk etmedikleri bölgedeki birçok yeri yağmaladıkları da belirtilen Baltacılarla ilgili en önemli iddia ise Mısır'ın tanınmış siyasetçisi Essam Sultan'dan geldi.

Vasat Partisi'nden Essam Sultan, "Mısır'daki eski rejimin, 250 bin kadar Baltacı'yı kullandığını" iddia etti.

Mısır'da devrimin ardından yaşanan her şiddet olayında yer aldıkları belirlenen "Baltacılar" Hürriyet ve Adalet Partisi'nin ve Müslüman Kardeşler'in 50'nin üzerinde ofisinin yağmalanarak yakılması,göstericilere saldırma ve gösteri yapılan alanların çevresinde soygun, gasp ve tecavüz olaylarında boy gösterdiler.

  • Bu haberi paylaşın:
YORUM YAZ
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (0)
Bu habere henüz bir yorum yapılmamıştır, ilk yorumu eklemek için yukarıdaki formu doldurunuz
Benzer Haberler
Adana ve Hatay'da MİT'e ait tırların durdurulmasına ilişkin soruştu..
Sancaktepe İmam Hatip Okulları Mezunları ve Mensupları Derneği (SİMMDER) ve..
Amerika'da bulunan bu kanıtlar, Müslüman denizcilerin Amerika kıyıların..
Türkiye'nin ilk yerli haberleşme uydusu Türksat 6A'nın proje başlat..
Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nden Suriye’ye yaşadıkla..
Myra’lı Nicholas, namı diğer Noel Baba’nın yaşamı ilk defa Anadolu’dan bir ..
GAZETE MANŞETLERİ
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
05:4407:1812:0914:2516:4718:14
© 2014 - Haber Seyret | Son Dakika Haberleri | En Son Haber | Köşe Yazarları
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=